Bilgi,Tarih,Edebiyat : Tiyatro - Türkçe,Edebiyat,Tarih,Teknoloji,İnternet,Şiir,Eğlence ve Yararlı Olan Bilgiler... - Blogcu



Treni Kaçırdık 2 Tiyatro Metinleri

Treni Kaçırdık
(Tiyatro Metinleri)

(2. Bölüm)

 

(KAPI ÇALINIR-ANNE GİDİP KAPIYI AÇAR-KAPIDA KOMŞU KADIN, KOCASI VE KAYIN VALDESİ-KAYIN VALDESİ OLDUKÇA YAŞLI VE SAĞIRDIR)

 

GÜL: Merhaba efendim,

 

ALİ: Sesinizi duyup geldik,geç kalmadık inşallah…

 

ANNE: Bir bölümü kaçırdınız,ama kesin ben haklıyım…

 

NİNE: Tren ne zaman kalkacak (ALİYE SORMUŞTUR)

 

ALİ: Ne treni anne?

 

NİNE: (BABAYI GÖSTERİR) Makinist gelmiş.!

BABA: (GELENLERLE TOKALAŞIR-ÜÇÜNÜ AYNI KANAPEYE YAN YANA OTURTUR) Buyurun efendim…

 

KIZ: Yine mi geldiniz.? (KOMŞULARA SÖYLEMİŞTİR) Sizin okula giden çocuğunuz yok mu?

 

ALİ: Var,bırakıp geldik.

 

BABA: Ali bey ,bu kez kesinlikle ben haklıyım,

 

ALİ: Yok ;jüriyi etkilemeye kalkışma…İlk kim başladı,

 

(BABA: İLE ANNE AYNI ANDA İKİSİ BİRBİRİNİ “O”DİYEGÖSTERİR)

 

NİNE: (ALİYE SORAR) Tren, ne zaman kalkacak.?

 

ALİ: (KIZARAK) Kalkmayacak anne.

 

NİNE: Neden, arıza mı var.?

GÜL: (NİNEYE KIZAR) Ne treni allah aşkına…

 

BABA: (OTURUR_) İnanır mısın Ali Bey,dayanacak gücüm kalmadı…

 

GÜL: Sen yine sinirlenmişsindir,

 

ANNE: Aynen öyle oldu,sinirlenip bana saldırdı…

 

BABA: İftiraya bak ,iftiraya, (ÇOCUĞA) Oğlum; önce kendi saldırmadı mı.?

 

ALİ: Çocuğu alet etmeyin lütfen,gerekirse ;çocuklara biz sorarız…

 

BABA: Bu kadın cazgır, sizde biliyorsunuz…

 

GÜL: Hakaret yok,hakaret edemezsin,şimdi ona cevap hakkı doğdu (ANNE ANNEYE) Buyurun…

 

ANNE: Yıllarca kahrını çektim,bu iki çocuk olmasaydı,çoktan bırakmıştım (SESLİ, SESLİ AĞLAMAYA BAŞLAR)

 

BABA: Buna itiraz ediyorum,ağlayarak jüri heyetini etkilemeye çalışıyor…

 

KIZ: (ALİYE) Ali amca, lütfen evinize gidiniz,

 

ÇOCUK: Evet gidin,

 

GÜL: Şiddetli geçimsizlikten dolayı ,çocukların terbiyesi bozulmuş…

 

ALİ: Evet;saygı denen nesne kalmamış aralarında, (BABAYA) birbirinize karşı saygı da kusur ettiniz mi.?

 

ANNE: Ben hayatta etmedim,hep kendi eder…Hep kendi…

 

GÜL: Bu ara, annene babana karşı,nasıl davranış içindeydi,

 

ANNE: Saygısız,ki benim annem babam dünyanın en saygı değer insanları,elli yıldır evliler, aralarında bir kez olsun tartışma çıkmadı, Allah inandırsın; ikisinin de ağzı var dili yok…

 

NİNE: Neyin zili yok,trenin mi.?

 

GÜL: (DİŞLERİNİ SIKARAK KONUŞUR) Ne treni anne!

 

NİNE: (BABAYI GÖSTERİR) Bak makinist gelmiş…

 

ALİ: Efendim ,saygı çok önemli…Onu kaçırdınız mı.?

 

NİNE: (GÜLE) Ne diyor, ne diyor.?

 

GÜL: Onu, kaçırdınız mı diyor (BAĞIRARAK SÖYLEMİŞTİR)

 

NİNE: Ne.! treni mi kaçırdılar…Vah ,vah (ALİYE BAKAR) Tren nasıl kaçar.?Allah ,allah

 

GÜL: (YÜKSEK SESLE) Kaçar…

 

NİNE: (GÜLE KIZAR) Ne bağırıyorsun, karşında sağır mı var.?

 

GÜL: (OLDUKÇA SİNİRLİ) Yani ,sen sağır değil misin.?

 

NİNE: Değilim tabi, daha neler.!

 

ALİ: (GÜLE BAĞIRIR) annele, böyle konuşamazsın…

 

GÜL: (BAĞIRIR) Bu gün de konuşurum, yarında konuşurum,

 

ALİ: Öbür gün susacak mısın.?

 

NİNE: Bağırma,makinisti kızdıracaksın,şimdi bizi trenden indirir…

 

GÜL: (AYAĞA KALKIP NİNE’YE SALDIRMAK İSTER) Yeter be,gebertirim bu karıyı ha.!

 

ALİ: (AYAĞA FIRLAYIP GÜLE SALDIRMAK İSTER) Yok ya ,sen benim anneme karı diyemezsin…

 

(ANNE İLE BABA GÜL İLE ALİYİ AYIRMAK İÇİN ARALARINA GİRER— ÇOCUKLAR KAHKAHALARLA GÜLERLER)

 

GÜL: (ALİYE SALDIRIR) Allah belanı versin herif…

 

NİNE: (GÜLÜN KOLUNU TUTAR ÇEKİŞTİRİR) Kızım ,tren ne zaman kalkacak.?

 

GÜL: (NİNEYİ TARTAKLAR) Senin de treninin de…

 

NİNE: (GÜLÜN ÖNÜNDEN KAÇAR) İmdat, makinist kurtar beni…Kapkaççılar yolcuları soyacak…

 

OYUNCULAR: Tren kaçtı.Tren kaçtı.

 

BABA: : Ne diyor bu be!

 

GÜL: Treni kaçırdık diyor.

 

OYUNCULAR: Maalesef hepimiz kaçırdık.

 

(DANS EDEREK)

Bizde yandı tren kaçıran
Anne dayan, baba dayan
Saygı sevgi trenle gider
Anne baba treni süren

 

İşte bakın,işte görün
Bakıp ,bakıp ,siz düşünün

 

Tren kaçarsa daha gelmez
Benim babam bunu bilmez…

 

Oyun Yazarı: Ali Pehlivanoğlu

Yorum (yok) Yorum yaz!

Treni Kaçırdık 1 Tiyatro Metinleri

Treni Kaçırdık
(Tiyatro Metinleri)

(1. Bölüm)

OYUNCULAR:
ANNE: 40 Yaşlarında Evin Hanımı
BABA: 45 Yaşlarında evin beyi asabi
ÇOCUK: 13 Yaşlarında evin erkek çocuğu
KIZ: 16 Yaşlarında Evin kızı
ALİ: 50 Yaşlarında Karşı komşu
GÜL: 40 Yaşlarında Komşu kadın
NİNE: 75 Yaşlarında Ali’nin annesi
VALDE : 70 Yaşlarında Gül’ün annesi
DEDE: 75 Yaşlarında Gül’ün babası

 

(OYUNCULAR DANS EDEREK)

Bu bölümde sizden ,bizden
Örnekler hep kendimizden
Eşler durmaz kavga eder
Mahrum kalır sevginizden

 

Bir kerede kaçar tren
Eller sallar,çalar siren
Elde çanta,rayda kaldık
Hikayemiz bizden sizden

 

Suçlu o mu,yoksa sen mi.?
Akıllı kavga eder mi.?
Zaman gelir akıllanır
Kediler sirke içer mi.?

 

(OYUN DÜZENİNE GEÇİLİR EVİN OTURMA ODASI-BABA AYAKTA KRAVATI GEVŞEMİŞ ÜSTÜ BAŞI DAĞINIK-ANNENİN SAÇLARI YOLUNMUŞ-KIZ BİR KÖŞEDE KORKU İÇİNDE TİTREMEKTEDİR-ÇOCUK BOYNUNU BÜKMÜŞ ANNEYE BAKAR)

ANNE: (KIZ: GINLIKLA BABAYA BAĞIRIR) : O annen yok mu o annen,bizi birbirimize düşürmediği gün duvarla kavga eder duvarla…

 

BABA: (ANNE: YE VURMAK İSTER) : Bana bak, annemin lafını ağzına alma…O mübarek kadının adını ağzına alma…

 

ÇOCUK: (ANNE İLE BABAYI AYIRMAK İSTER): Baba, ne olur yapmayın…Anne; lütfen cevap verme.Bak ders çalışamıyoruz.

 

ANNE: (ÇOCUĞA) Ben mi cevap veriyorum oğlum…Baksana babana…Geçen gün yaptıklarını unuttun mu.?

 

KIZ: annene olur sus. Yarın sınavım var.

 

ANNE: (KIZA KIZAR) Bana sus ha.!bana sus, babaya konuş…

 

ÇOCUK: ANNE: ; ikiniz lütfen kavga etmeyin.Sizin yüzünüzden derslerimiz kötüye gidiyor

BABA: BU kadınla bir arada olup ta, kavga etmemek mümkün mü.?Gözünle gördün oğlum…

 

ÇOCUK: Ben bir şey görmedim baba… Lütfen…

 

BABA: Nankör seni…Görmedin ha,bana ayakkabı fırlattığını da mı görmedin.?

 

ANNE: (ÇOCUĞA) Ona de ki,sen saçlarını yoldun da fırlattı…keşke kafasını yarsaydım…

 

KIZ: BABA: ,annene olursunuz…Bakın evde huzur kalmadı,derslerimize çalışamıyoruz…

 

ANNE: (KIZIN ÜSTÜNE YÜRÜR) Huzuru ben mi bozuyorum,bravo kızım … (AĞLAMAYA BAŞLAR) Beşiğinin üzerinde uyukladığım geceleri ne çabuk unuttun,sancılandığın zaman ,sabahlara kadar baş ucunda oturdum…Ne çabuk unuttun nankör…

 

KIZ: ANNE: ;daha bebektim,hatırlamıyorum bile…Nasıl hatırlıya bilirim.Şu anda yaptıklarınızı algılıyorum ve yanlış buluyorum

 

BABA: Verdiği cevaba bak. Biz büyüklerimizin yüzüne bakamazdık.

 

ÇOCUK: O eskidendi baba. Biliyoruz gaz lambası altında çalışırdınız.

 

KIZ: Yağmur çamur demeden okula giderdiniz. Doğru dürüst ayakkabınız yoktu.

 

BABA: Bunu biliyorsunuz da diliniz kırk çatal.

 

ANNE: Bir söyleriz ,bin cevap alırız.Bir çivi çakarsın kırk elek asarlar

 

BABA: Utanır insan utanır be. Ders çalışamıyorlarmış.Sizi duyanda çok çalışkan olduğunuzu sanır.

 

ÇOCUK: Biz sustuk. Siz kavganıza devam edin lütfen.Öylesi daha iyi.

 

ANNE: (AĞLAMAYI KESER BİRDEN CİDDİLEŞİR) Neymiş,hatırlamıyormuş.Defalarca ben anlatmadım mı.?

 

BABA: Çocuğun yüzüne vurup duruyorsun tabi…Öylesin sen, insanın yüzüne, yüzüne vurur bu anneniz…

 

ANNE: Yok ya,utan utan,ilk evlendiğimizde,çişini altına kaçırdığını hiç kimseye anlattım mı.?Anlattım mı ha.?Sigara bulmadığın zaman ,kuru patlıcan yapraklarını ufalayıp ,sigara içtiğini kime söyledim…?Ya içki bulmadığın zaman ,kolonya içtiğini.!

 

(BABA: ÇOK SİNİRLENİR-NE YAPACAĞININ ŞAŞKINLIĞI İÇİNDE BİR SAĞA BİR SOLA GİDİP GELİR)

 

BABA: Sus diyorum sana,sus…Bu kavgaların yüzünden, bir gün başımıza çok büyük bir felaket gelecek ya…dur bakalım…

 

ANNE: Allah korusun,

 

BABA: Allah ,salakları korumaz…

 

KIZ: BABA: lütfen,susar mısın.İki cümle okuyamadım.

 

BABA: Yarından tezi yok evi terk edeceğim ,Bir başınıza kalında ,göreyim…

 

KIZ: BABA: ;biz ne olacağız .?bizim suçumuz ne.?

 

BABA: Onu; annene sor,annene…

 

ANNE: Haklı olduğumu anlayınca ,terk ederim diye tehdit ediyor…

Yorum (yok) Yorum yaz!

Oğlum Polis Olacak 4 Tiyatro Metinleri

Oğlum Polis Olacak
(Tiyatro Metinleri)

(4. Bölüm)


KIZ: Ayyyyyyyy Bu sefer otobanda tozunu attırırız senin.
ANNE: Karışmak gibi olmasın ama, bu motor sevdasından vaz geç kızım. Bir gün parçalarını yoldan toplarlar.
BABA: Benim kardeşimin ha. Ne di motoru süren arkadaşın.
KIZ Şumaher Ulvi. Nasıl kullanıyor ama.
BABA: Cambaz adam ya. Resmen, motor cambazı. Diğerleri de iyi ha.
ÇOCUK: Baba bana niye motor almıyorsun. Halamı arkama bindiririm.
ANNE: Bisikleti aldın da motoru kaldı.
KIZ Ne var yenge. Çocuk hızlı yaşamaya alışsın.
ANNE: Bizim hızımız bize yetiyor kızım. Benim oğlum Polis olacak.
KIZ Polis mi ne polisi!
ANNE: Trafik polisi! Babasına devamlı ceza yazın diye polis olacak.
BABA: Biz evimizde düşman besliyoruz. Görüyorsun değil mi? Oğlum hadi. Halan burada iken şu bisiklete bakalım.
ANNE: Bey yalvarırım. Çocuk daha küçük! Biraz büyüsün de.
BABA: KALKAR KAPIYA SENDELEYEREK YÜRÜR Benim oğlum kocaman be. Sen benim oğluma küçük mü diyorsun. Benim oğlum delikanlı be. Hadi çıkalım.
ÇOCUK: Anne çantamı da ver, oradan okula giderim. Ne havam olacak ama.
ANNE: Oğlum yalvarırım, o merete binme. Bey senden ilk kez bir şey istiyorum. Bu Bisiklet sevdasından vaz geçin.
(ÇOCUK: ÇANTASINI ALIR, KIZ, BABA , ÇIKAR)
ANNE: (BİTKİN OTURUR)

——–I Ş I K——-

 

(ŞOFÖRÜN EVİ.EVDE KİMSECİKLER YOK.BİRDEN BABA İÇERİ GİRER.KÖTÜ DURUMDADIR.ÇOK GEÇMEDEN ARKADAŞI SELİM GELİR)

 

SELİM: Ne oldu be? Hayırdır.
BABA: Ne diyorsun ya , birisini ezdim.
SELİM: Allah kahretsin. Ayık değilsin. Sana kahve yapayım dur.(İÇERİYE GİDER-KAHVE İLE GELİR)
BABA: Şimdi ben ne yapacağım!
SELİM: Bizi dinlemedin. Yediğin cezaların haddi hesabı yok.Altı ay ehliyetine el kondu yine akıllanmadın.
BABA: Selim, çok yatarım değil mi?
SELİM: Oğlum ben nereden bileceğim. Çarptığım kim? Öldü mü? kaldı mı? Bari hastaneye götürseydin .
BABA: Korktum kaçtım. Okula yakın bir yerdeydi. Çocuğum karım ne olacak Selim.
SELİM: Dur panik yapma. Beni dinlersen git karakola teslim ol.
BABA: Öyle mi yapayım dersin.

SELİM: Elbette öyle yapman lazım. Doğrusu bu.Kanundan kaçman mümkün mü?
BABA: Alkol etkisi kaybetsin de.
SELİM: Oğlum onlar bilirler. Sen istediğin kadar inkar et.
BABA: Gidip teslim olsam mı?
SELİM: ETRAFINA BAKAR Sizinkiler nerede?
BABA: Annesindedir sanırım. Bu gün döneceğimi bilmiyorlardı.
SELİM: Giyeceklerini al, hadi seni götüreyim.
BABA: Tamam (İÇERİ GİDER)
SELİM: Kaza geliyorum demezmiş. Der beyler bayanlar der. Der Çocuklar inan kaza geliyorum der. İşte örneği. Direksiyon başına alkollü geçersen, Ben rüzgarın oğluyum diye övünür hız yaparsan kaza geliyorum der.
BABA: ELİNDE VALİZ AĞLAYARAK GELİR Hadi gidelim. Oğlumu görseydim bari.
SELİM: Bak oğlun yanına gelir görürüsün. Biraz daha beklersen, kendileri gelip alırlar. Bu sefer adın katçıya çıkar.
BABA: Oğlumu benim yerime öp. Yanıma gelsin.
SELİM: Tamam, tamam hadi gidelim.
(SELİM: İLE BABA ÇIKARLAR)

 

(İKİ KADININ KOLLARI ARASINDA GELİR PERİŞANDIR-ÜSTÜ BAŞI DAĞINIK-FERYATLARLA AĞLAMAKTADIR)

 


ANNE: Oğlllllluuuummm oğlum. Senin canına kıyanların çocukları ölür inşallah.
NİNE: İÇERİ GİRER SAĞA SOLA KOŞUP BAKAR Benim tosunum nerede. Kör olasın gelin.Gül gibi çocuk gitti.
ANNE: Oğlum mmmmm oğlum. Sana kıyan allahından bulur, çocuklarında görürü inşallah! Ben bisiklet alma dediydim.(AĞIT YAKAR) Ben sana bisiklet alma dediydim. Yavrum, yavrum gitti. Annesi kurban olsun. Polis olacaktı.
NİNE: FERYAT İLE AĞLAR. Torunum, tosunum gitti.
KIZ AĞLAYARAK GELİR ANNESİNE SARILIR Anneeeeeeee ne oldu yeğenime anne.
ANNE: Gördün mü ettiğinizi. Bisiklet almayın dedim oyyyyyyyy oyyyyy ben nasıl yaşayacağım oğlum. Şimdi baban Allah bilir hangi şehirde…
(KOMŞU: KADINLAR ERKEKLER GELİR SESİZ ,SESİZ AĞLARLAR)
SELİM: GELİR AĞLAMAKTADIR. KOMŞUYA YAKLAŞIR Karakola teslim ettim. Çocuğun annesi bilmiyor! (ANNENİN YANINA GİDER) Başın sağ olsun yenge. Başın sağ olsun.
ANNE: Babasına haber verdin mi Selim. Babası gelsin. Babasına haber verin.
KOMŞU: Allah sabır versin. Allah sabır versin.
NİNE: Gitti tosunum gitti. Babasına haber verin babasına haber verin.
SELİM: Ben aradım Yurt dışındaymış. Romanya ya gitmiş.
ANNE: Olsun, haber verin olsun. Babası gelsin. Babası gelmeden defnetmeyin oğlumu. Babası görmezse kahrolur.
SELİM: Yenge babası gelemez. Romanya da. En az bir hafta sürer.
NİNE: Gelsin. Kana kan istiyorum. Onu ezeni öldürsün.
SELİM: Kaçıncı devirdeyiz anne. Türkiye bir hukuk devletidir. Elbette cezasını çekecektir.
NİNE: Ne cezası, bir iki yıl yatar çıkar. İdam etsinler idam etsinler…
SELİM: Tamam idam ederler. Ederler.(KOMŞUYA) Bekletemeyiz.
KOMŞU: Mümkün değil. Hava sıcak.(KOMŞULARA) Hadi arkadaşlar, defin için yardımcı olalım.
ANNE: AYAĞA KALKAR ŞUURSUZCA ORTADA DOLAŞIR Hayır. Babası gelmeden olmaz. Yarın ben ona ne derim?
KOMŞU: Kadere bak. Şu kadere bak. Tesadüfün böylesi. Babası biliyor mu?
SELİM: Bilmiyor.
KOMŞU: Cenaze için izin alınamaz mı?
SELİM: Ben de ne yapacağımı bilemiyorum! Aslında; çağırmayıp, cezalandırmak lazım.
KOMŞU: Çocuk gittikten sonra, Neye yarar. Baştan bunu çözmek gerekirdi.
SELİM: Kaç kere ceza yedi. Ehliyetine el kondu.
KOMŞU: Haber vermeden de olmaz ki.
SELİM: Anne bilmiyor. Öğrendiğinde kadın ölür sanırım
KOMŞU: Tamamda arkadaş ne yapalım?
SELİM: Seyircilere soralım, SEYİRCİLERE Siz olsaydınız ne yapardınız?

 

(BURADA 3 SEYİRCİYE SÖZ HAKKI VERİLECEK. SEYİRCİLER YORUM YAPARLARKEN SELİM HARİÇ BÜTÜN OYUNCULAR DONACAK-YORUM BİTİNCE OYUNCULAR ÇÖZÜLÜR OYUN DEVAM EDER)

SELİM: Tamam, ben yetkililerle görüşürüm. Bence babaya haber vermek lazım

 

(OYUNCULAR ÇÖZÜLÜR AĞLAŞMALAR DEVAM EDER)

 

BABA: İLE SELİMGERİ GELİRLER-
BABA: PERİŞAN-AĞLAŞANLARI GÖRÜNCE BİR ANLAM VEREMEZ-SAĞA SOLA BAKAR. Ne oluyor.
ANNE: BABAYA Gel, gel. Oğlumuzu görmeye mi geldin? Ben sana bisiklet alma demedim mi?
BABA: Ne demek istiyorsun?
NİNE: Benim torunum gitti. Gittti. Ona çarpanı yıldırımlar çarpsın.
BABA: KENDİNİ KAYBEDER Cemil. Cemiiiiillllll Ne diyor bunlar yoksa.
CEMİL: Maaleseffffffffff,
BABA: Olamaz! Ben, haaaaaaaaaa BAYILIR

 

(RESİM DONAR)

 

NİNE: Yavrum dayanamadı.
ANNE: Benim oğlummmmmm polis olacaktı.

 

(CEMİL İLE KOMŞU İLE BABA AYILTIRLAR CEMİL AKLİ DENGESİNİ KAYBEDER)

 

BABA: Oğlum Tır Şoförü olacak KAHKAHA ATAR arka arkaya gideceğiz. Arka arkaya. Bulutlara tırmanacağız ikimiz. Bulutlara.

 

ANNE: NİN YANINA KOŞARAK GİDER Hanım, istersen okusun. Büyük adam olsun. Bana devlet başkanını çağırın. BAĞIRIR Toplayın bütün arabaları toplayın.
(SENDELER) Buraya gelsinler…(DİZ ÇÖKER ŞARKI SÖYLER AŞIK SADECE ONU AYDINLATIR.)

 

Dido yavrum di do, Dido canım dido didon a nina…

 

(IŞIK İLE SES KISILIRKEN AĞIR BİR MÜZİK GİRER.)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Oğlum Polis Olacak 3 Tiyatro Metinleri

Oğlum Polis Olacak
(Tiyatro Metinleri)

(3. Bölüm)

 

AYSUN: Nonoşum, Maksut bey.
MAKSUT: Merhaba. Polis bey ile sohbet ediyoruz.
AYSUN: Bir sorunu mu var.
MAKSUT: Atama işi var. Ben de kolay dedim. İçişleri Bakanına bir telefon tamam. Bilirsin beni…
AYSUN: Bilmez miyim? İş işleri bakanı arkadaşın nede olsa.(POLİSİ GÖSTERİR) Yazık sürünmesin.
MAKSUT: Vallahi bilmem ki, daha geçen gün Vali yi sürdürdüm ya.
POLİS: (MAKSUTA) Bey efendi, ehliyet ruhsat lütfen.
MAKSUT: Polise Dedin değil mi? Adamlar yasa tanımazlar.
ALİ: MAKSUT: A Size ehliyet ruhsat diyor.
MAKSUT: ALİ: YE Bana bak, terbiyeni takın. Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?
ALİ: İş işleri Bakanı’nın arkadaşıyla.
AYSUN: Ya ne sandın? Bana iş bulacak. Hostes olacağım. En lüks servislere
Ben gideceğim.MAKSUT: A Ablamın tayini ne oldu?
MAKSUT: Basit canım basit.
POLİS: Beyefendi yeter artık.
AHMET İLE METE: TARTIŞMAKTADIRLAR, SESLERİ FEDİNGLİDİR
MAKSUT: Sen benim ehliyetimle ruhsatımı ne yapacaksın?
POLİS: Ceza yazacağım.
MAKSUT: ALAYCI Hadi ya! Ceza ha bana. CEP TELEFONU İLE KONUŞUR Abdulkadir benim ben maksut. Ne olsun be, biliyorsun iş güç. Ha şu anda senin polislerinden birisi bana ceza yazmaya çalışıyor. Ne? yaka numarası mı? Onu mu alayım? YAN GÖZLE MAKSU DA BAKAR) Yok canım bu kadar ağır ceza verme. Kulağını çek yeter.
POLİS: YAKA NUMARASI SÖYLER
MAKSUT: POLİS: E O ne?
POLİS: Yaka numaram. Senin numarana karşı, numara.
MAKSUT: TELEFONA Tamam ,tamam muhabbetle öperim ,Ha Abdulkadir Mersine geldiğinde beklerim .Gider bir iki tek atarız.TELEFONU KAPATIR…EHLİYET İLE RUHSATI VERİR Al bakalım ne yapacaksın.?Duydun Konuşmamı. Günah benden gitti.
AYSUN: İş işleri bakanıydı değil mi.?
MAKSUT: O iyi bilir.
POLİS: CEZA FİŞİNİ DOLDURMAYA BAŞLAR
AHMET METE: Yİ ÜFLEMEYE ZORLAR.Hadi be kardeşim bizi uğraştırma.
METE: Duydun değil mi? Adam iş işleri bakanlığını aradı. Ben ararsam, şerefime Cumhur Başkanından aşağısı kurtarmaz.(DÜŞÜNÜR KENDİ KENDİNE) İç İşleri tamam da, bu iş işleri de ne? Belki; yeni bir Bakanlık.
AHMET: Hadi kardeşim. Bak üflemezsen seni merkeze götürürüm.
METE: Beni Merkez Valisine götür.
AYSUN: AHMET İN YANINA GELİR METEYE Üfleyemiyor musun beyefendi.
METE: Ben üffffffffffff lemem.
AYSUN: Nefesi kuvvetli değil belki…Nefesi kuvvetli birisine götüreyim,bir okuyup üffffffff lüyor..
METE: Hadi be karıya bak. Kendini üffflete üffffflete ne hale gelmiş.
POLİS: CEZA MAKBUZUNU MAKSUTA UZATIR.
MAKSUT: MAKBUZU ALIR, BİR ARA NEFES ALAMAZ.GARİP SESLER ÇIKARIR BUuuuuuuu Neeeeee beeeeeee.
POLİS: Ceza.
MAKSUT: Bu kadar ceza olur mu.?
POLİS: Olur.
MAKSUT: Ne cezası bu be?
METE: MAKSUT: UN YANINA GELİR MAKBUZA BAKAR-AHMET E Polis bey kardeşim,getir üffffleyeyeyim. Hemen istediğin kadar üffffffffff.
AHMET ALETİ METE: NİN AĞZINA YAKLAŞTIRIR
METE: DIŞARIYA ÜSLER ÜFLEME ARADA BİR ISLIK SESİNE DÖNÜŞÜR.
MAKSUT: Ben bunu imzalamam.BU kadar ceza olur mu.?
POLİS: Bey efendi; Bir direksiyon başında cep telefonla konuşmak suç. Kırmızı ışıkta geçtiniz ikinci suç. Emniyet kemeriniz bağlı değildi, üçüncü suç. Görevli devlet memuruna karşı geldiniz dördüncü suç.
METE: KAHKAHALARLA GÜLER Adam suç makinesi be.

MAKSUT: A Haydi iş işlerine telefon et.
MAKSUT: POLİS: E Yandın sen, numaranı verdim.
POLİS: Canınız sağ olsun. (SEYİRCİLERE DÖNER) Siz olsaydınız ne yapardınız? Üç kişiye söz hakkı vereceğim. Ne yapardınız.

 

(SahneDE RESİM DONAR-SEYİRCİLERDEN ÜÇ KİŞİYE SÖZ HAKKI VERİLİR –SONRA OYUNCULAR ÇÖZÜLÜR OYUN DEVAM EDER)

MAKSUT: Sen gazetede okumuyorsun,bakan ne dedi geçen gün.Polis vatandaşın ayağına gidecek.Onu hizmet edecek dedi.ETRAFINA BAKAR) İnanmıyorsunuz değil mi.?

 

(KOŞARAK ÇIKAR-ELİNDE GAZETE İLE GERİ GELİR) İşte birinci sayfada.Bak oku.

 

AHMET: Ben okudum bey efendi. Siz birde arka sayfayı okuyunuz.
MAKSUT: ARKA SAYFAYI ÇEVİRİR SESİ OKUR Trafik cezaları arttırılacak. Vatandaş görev başındaki Polisin görevini yapmasına yardımcı olacak.
AYSUN: (MAKSUTA) Sürdür şekerim sürdür de, aklı başın gelsin.
MAKSUT: (POLİSE) YALVARIR Abi kurbanın olayım biraz indirim yap. Ben nasıl öderim. Abimsin be, hadi bu çok para.
AYSUN: ŞAŞKIN MAKSUDU BAKIŞLARIYLA TAKİP ETMEKTEDİR.
POLİS: (MAKSUTA) Ben görevimi yaptım. Bir hafta içinde mahkemeye itiraz etme hakkını kullanabilirsiniz.
AYSUN: Maksut bey, hadi iş işleri dış işleri.
MAKSUT: AYSUNU KENARA ÇEKER FISILTIYLA Kızım numaradan. Adam benim devlette çok yakın dostlarım olduğunu bilmesin. Rol yapıyorum
AYSUN: Allah canını alsın artist seni.

OYUNCULAR DANS EDER

 

Vay yaramaz artist seni
Yönetmen ol oynat beni
Baban şu köşede dursun
Herkes tanıyor anneni

 

Dürüst ol sen caka satma
Yalan yulan atıp tutma
Fiyakanı bozan olur
Gövden oturur rıhtıma.

 

İşte böyle bizimkiler
Ayyaş sarhoş neler neler

 

Tehdit eder şunu bunu
Bir bakarsın koftur sonu.

 

———–I Ş I K————–

 

BÖLÜM3
BİR EVİN OTURMA SALONUNDA-BABA ALKOLLÜ-SOFRADA OTURMAKTADIR-ANNE BİR YANDA ÇOCUK SOFRADA
BABA: Benim aslan oğlum.Babasının oğlu.
ÇOCUK: Baba bana TIR sürmeyi ne zaman öğreteceksin.
BABA: Ayağın pedala değer değmez, hemen direksiyon başına.
ANNE: Hayır benim oğlum tırcı mırcı olmayacak. Benim oğlum okuyacak. Avukat, mühendis,doktor olacak.
BABA: Memlekette meslek bırakmadın hanım. Bunun kararını babalar verir. Benim babamda tır’ cıydı. Ben de tır’ cıyım. Oğlumda tır’ cı olacak.
ANNE: Hayır benim oğlum okuyacak.
ÇOCUK: Hem tır cı hem polis olacağım baba.
BABA: Polis mi! Ne polisi oğlum? Bu nereden çıktı. Bir de seninle mi uğracağız.
ANNE: Evet benim oğlum Polis olacak. Hem de Trafik polisi.
BABA: Yok ya! Neden Trafik polisi
ANNE: Babası sarhoş araba kullandığı zaman ona ceza yazacak.
BABA: Vay be koynumuzda yılan besliyoruz desene. Benim oğlum tırcı olacak. Yollarda fırtına gibi esecek.
ÇOCUK: Benim Bisikletim ne oldu baba. Daha bisiklet süremiyorum.
BABA: Bak bu doğru. Sana bir bisiklet almak lazım.
ANNE: Bey çocuk daha küçük, bisiklet yolu mu var memlekette. Yolun ortasından gidiyorlar.
BABA: Benim oğlum yolun ortasından da,kenarından da.Altından da,üstünden de gider .Kimin oğlu be.
ÇOCUK: Rüzgarın oğlu.
BABA: Arabanın arkasında bir şey yazdırdım.”Arkamdan oğlum geliyor”
ANNE: Bey çocuğun aklına girme. Çocuk okuyacak. Şoför olmayacak.
BABA: Şoförleri küçümsüyor musun?Bak bir şoförün sofrasında oturuyorsun.
ANNE: Elbette küçümsemiyorum. Ayık olduğun zaman seninle gurur duyuyorum. Kamyonun sesini duyunca, çok duygulanıyorum. Seni Hep yolda karşılamıyor muyum? Ama içkili direksiyon çıktığında, her an bir kötü haber alacağım korkusuyla yaşıyorum.
BABA: Oğlum annene söyle, kocasını tanımıyor. Rüzgarın oğlunu tanımıyor. Oğlumun arabasının arkasında Fırtınanın oğlu yazacak.
ÇOCUK: Neden baba?
BABA: Oğlum deden, rüzgardı. Ben fırtınayım. Sen kimsin
ÇOCUK: Fırtınanın oğlu.
BABA: O kadar.
ANNE: (AYAĞA KALKAR BAĞIRIR) Yeter benim oğlum okuyacak. Karısının gözleri yolda kalmayacak.
BABA: Polis olacak ha.Polislerin eşlerinin gözleri yolda değil mi?Her an her yerde bir serserinin kurşunlarını hedef olmuyorlar mı.Kelle koltukta göreve gitmiyorlar mı?
ANNE: Ne bileyim ben.
BABA: Bilmezsin tabi. Ben bile geçen gün. Bir motorlu polisin üstüne direksiyon kırdım.
ÇOCUK: Yazık değil mi baba.
ANNE: Elbette yazık? Onlar görevlerini yapıyorlar.
BABA: Biz ne yapıyoruz. Biz görevimizi yapmıyor muyuz?
ÇOCUK: Dursaydın baba.
BABA: Oğlum kafam iyiydi. Alkollü araba kullanmanın cezasını biliyor musun sen.
ÇOCUK: Baba onu ezebilirdin.Allah bilir onu da evde bekleyen çocukları var.
ANNE: İşte oğlum, babam bu! Sadece kendi canı can!
ÇOCUK: Baba Biz okul çıkışında Trafik polis amcalar arabaları durduruyorlar.
ANNE: Sadece o kadar mı?Ellerinden tutup,çocuklara zarar gelmesin diye karşıdan karşıya geçiriyorlar.Sen Ne yapıyorsun!Üstlerine direksiyon kırıyorsun.
BABA: Bunu yaptıysam gerçekten çok ayıp etmişim. Hadi şerefe.
ANNE: Bey yola çıkacaksın. Bu kadar içme.
BABA: Bu meslek ayık kafa ile çekilir mi hanım.
ANNE: Neden çekilmesin bey. Çocuğunu düşün. Sadece senin değil. Karşıdan gelenlerinde çocuklarını düşün.
ÇOCUK: Benim bisikletim ne olacak baba.
ANNE: Bisiklet misiklet yok. Allah korusun. Yolun ortasından gidiyorlar.
ÇOCUK: Ben bisiklet yolundan giderim anne.
ANNE: Oğlum bisiklet yolu mu var.
ÇOCUK: Baba Arkadaşlarıma amma da hava atarım ha.
BABA: Fırtınanın oğlu diye arkaya yazdık mı?
ÇOCUK: (HAVAYA FIRLAR) Allllaaaaahhhhhhh
ANNE: Bisiklet alınmayacak.
BABA: Ben oğluma alacağım. Gitmeden önce hem de.
KIZ (GELİR) Afiyet olsun abi. Ne zaman yola çıkıyorsun?
BABA: Birkaç saat sonra.

Yorum (1) Yorum yaz!

Oğlum Polis Olacak 2 Tiyatro Metinleri

Oğlum Polis Olacak
(Tiyatro Metinleri)

(2. Bölüm)

 

FERİT: Patlama be adam, kırmızı yanıyor patlama.
ASIM: Bak nasıl da sataşıyor.(FERİTE)Sen emekli polistin değil mi bey baba.
FERİT: Evet,
ASIM: Emeklisin artık polislik bitti.Sen maç bittikten sonra bir hakemin caddede giderken düdük öttürmeye devam ettiğini gördün mü?
FERİT: Görmedim ama Futbolun centilmenlik olduğunu hiçbir zaman unutmaz. Ve bilmeyenlere söyler. Ben onu yapıyorum. Sen düdüklü tencere gibisin. Ötüp duruyorsun.
ASIM: Bana bak, yaşına hörmetim var yoksa.
FERİT: Yoksa!
ASIM: Allah yarattı demem. Yaşlı maşlı, gözlü kaşlı,beyaz saçlı demem.
POLİS: Siz uymayın beyefendi. Yaşlı adam. Hatalı davrananları da ikaz etmesinde bir sakınca yok.
GÜL: (POLİSE) Evladım, Ahkamkesene nereden gidilir.
POLİS: Ablacığım ilerideki durakta beklersen, her on beş dakikaya bir dolmuş gelir.
ASIM: Nereye gidiyorsun, nereye? Ahkamkesen e mi?
GÜL: Evet
ASIM: KAHKAHA ATAR Gitmene gerek yok. FERİTİ GÖSTERİR İşte burada.
GÜL (POLİSE) Evladım durakta bekliyorum araba gelip durmuyor. Sanki durak değil de durarak yapmışlar.
ALİ: Evet minibüsler canı çektikleri yerde durup indir bindir yapıyorlar
POLİS: Vatandaş durağın dışında durmamalı. Hele hele öğrenciler. Durak dışında duran öğrenci her zaman kazaya sebep olur.Durak dışında da inmemeleri gerekiyor.
GÜL: İniyorlar kardeş. Durmadığı zamanda sürücüyü azarlıyorlar.
POLİS: İkaz edin fendim. İkaz edin.Kurallara uymayanları ikaz edin.
GÜL: İkaz ettin mi, bu kez seni bir başka mahallede indiriyor.
POLİS: Bize bildirin. Vatandaşlık görevinizi yapın.
ALİ: Bak bu doğru.
ASIM: Ürmetkar ederim amirim şimdi söz misal bu ihtiyar.
POLİS: Ben amir değilim polisim.
ASIM: Peki Polis amirim.

 

(KLAKSON SESİ)

FERİT: Patlama be adam ne acelen var.Bak bak, şu dönüşe bak allahını seversen(ACI FREN SESİ VE ÇARPMA) Ben demedim mi.?
POLİS: FERİTE Baba geçerken eve uğra , torunun seni çok özlemiş.Ben kaza yerine gidiyorum.
FERİT: Tamam oğlum kendine iyi bak.
POLİS: GİDER
ASIM: Ne oğlum mu? Yani nasıl ! Anlamış değilim.
FERİT: KAZA TARAFINA BAKAR İnşallah kötü bir şey olmamıştır.
ASIM: ACI ACI TEBESSÜM EDER ALİYE Şey ben gideyim. İyisi mi (GİDER)
GENÇ: Yazık oldu kadına. Yazık oldu.
FERİT: GENCİ DURDURUR Ne oldu evladım?
GENÇ: Kadın bey amca.Karşıdan karşıya geçiyor.Adamda bir hızlı geliyor mu? Trafik ışıklarını beklemeden,kadın yolun ortasında ,langırt adam bindirdi…
FERİT: GÖRMEYE ÇALIŞIR Orada çocuk da var herhalde. Ağlıyor.
GENÇ: Var ya. Çocuk Kırmızı ışıkta geçmek istememiş beklemiş.Annesi Çocuğu da dinlememiş. Çocuk kuralcı.
ALİ: Hayatı kurtuldu ama. Kadın gitti.
FERİT: ASIMIN GİTTİĞİNİ BİLMEMEKTEDİR ONA DÖNER Bak çocuk bile ,ŞAŞKIN Adam nereye gitti! Allah Allah. Çocuk bile kuralları biliyor.Bir anlık mesele .Bir anlık mesele Allah sabır versin (AMBULANS SİRENİ-GİTTİKÇE KISILIR) İyisi mi ben gideyim.

 


METE: (ELİNDE DİREKSİYON HER TARAFI YIRTIK, KİR PAS İÇİDE. GELİP FREN SESİ ÇIKARIR DURUR ORADAKİLERE SARHOŞTUR) Hadi gidiyor. Hadi bir iki, bir iki.
GÜL: Nereye gidiyor evladım? Nereye?
METE: Cıncık dereye Hadi atla hanım teyze.
GÜL: Evladım atla diyorsun da nerene atlayayım.
METE: Arkama atla abla arkama atla.
GÜL: Ah yavrum evladım, arkan mı kalmış ki atlayayım. ALİYE Arkası gitmiş farkında değil.
METE: PANİK Kim çarptı bana? Kim çarptı. Arabanın bir tek direksiyonu kalmış be.SESLİ SESLİ AĞLAR Şimdi ben karıma ne diyeceğim ben. Bana çarpan allahından bulsun.
POLİS: METEYE Dur bakalım. Arkadan tır’ a çarptın.
METE: Hadi ya! Nerede çarptım? Tır’ a bir şey oldu mu?
POLİS: Promil tespiti yapacağız üfler misin?
METE: ABARTILI AĞLAR Benim arabam gitmiş sense brokil tespiti istiyorsun.
POLİS: İçkili araba kullanıyorsunuz.
METE: Tövbelerin tövbesi. Hayatımda araba içip içki sürmedim. Bunu kanıtla ben sana arabamı vereyim ELİNE BAKAR Şey direksiyonumu vereyim.
POLİS: Beyefendi zil zurna sarhoşsunuz.
METE: Kim? Ben ha! Zil olabilir ama zurna gibi hayatta kabul etmem.
POLİS: Şubeye gidelim lütfen.
METE: Neden ne suçum var? Cinayet mi işledim.
POLİS: Alkollü araba kullanıp kaza yaptınız.
METE: Bunu bana yutturamazsınız. Ben araba kullanmadım. SEYİRCİLERE İşte ben direksiyon kullandım.
ALİ: İçkili direksiyon kullanmak yasak değil ki.
METE: Hah. İstediğim gibi çeviririm. İstersem çember çeviririm(ÇEMBER GİBİ ÇEVİRİR)

 

(KLAKSON SESİ)

 

FERİT: Dur patlama be adam. Sıra sana da gelecek.
GÜL: Evladım,sarhoş kafa ile direksiyon çevirmeye utanmıyor musun?
POLİS: Beyefendi lütfen bizi uğraştırmayın.
METE: Sen beni uğraştırıyorsun. DİREKSİYONU VERİR Al arabamı vereyim bin git.
POLİS: Beyefendi lütfen üfleyin.
METE: HAVAYA ÜFLER Üffffffffff, üffffffüüüüüüüü
POLİS: Öyle değil bu, alete üfleyeceksiniz.
METE: Mümkünatı, yok üflemem. Aletin ne günahı var arkadaş.
POLİS: YAN TARAFA BAKAR METEYE SÖYLER Buradan ayrıl mayın

 

(Sahne SAĞINDAN ÇIKAR-EFEKT: ARABA SESLERİ)

 

(MAKSUT CEP TELEFONUYLA KONUŞUP ORTALIKTA DOLAŞIR. POLİS, MAKSUTUN ARKASINDAN DOLAŞMAKTADIR.)

 

MAKSUT: TELEFONA Heye gardaş. Tamam ne vakit geliyon. Ne kurbağa Osman da mı geliyor! Gelsin, gelsin
POLİS: MAKSUT: A Beyefendi, Ehliyet ruhsat
MAKSUT: Ha bizim kızın ehliyeti tamam mı? İyi, iyi
POLİS: Bey efendi, ruhsat.
MAKSUT: POLİS: E TAMAM DER Şükrünün İçki ruhsatı ne oldu? Olmadı mı?
Burada bir polis arkadaş var o da soruyor.
POLİS: ŞAŞKIN, ŞAŞKIN BAKAR.
ALİ: POLİS: E İçki ruhsatı işiniz mi var. Meyhane mi açıyorsunuz.
POLİS: Ne meyhanesi kardeşim?
MAKSUT: Polis arkadaş da haklı ,ne meyhanesi kardeşim.Bunun bir adı yok mu?
POLİS: Lütfen, bey efendi. Ehliyet ile ruhsatı verin sonra istediğiniz kadar konuşun.
MAKSUT: Hay ağzına sağlık memur bey, TELEFONA Kardeşim ruhsatı versinler sonra istedikleri kadar konuşsunlar.
METE: MAKSUT: A Abi meyhanenin adresini versene.
POLİS: METE: YE Seni unuttum sanma.(MAKSUTA) Beyefendi lütfen.

 

MAKSUT: (TELEFONU KAPATIR POLİSİ İLK KEZ GÖRÜYORMUŞ GİBİ) Buyur, Memur bey.

 

POLİS: Ehliyet, ruhsat?
MAKSUT: Ha .!CİDDİLEŞİR Siz nereden biliyorsunuz.?
POLİS: Neyi nereden biliyorum?
MAKSUT: Arkadaşların Ruhsat işi olduğunu?
POLİS: Bilmiyorum. Nereden bileceğim.
MAKSUT: Tahmin ettin o zaman.
POLİS: Beyefendi sizin ehliyetin ile ruhsatını istiyorum.
METE: Ben onların yerine direksiyonu verdim kabul etmedi.
MAKSUT: Durun bakalım,durun.Sen ne istiyorsun?Ne istiyorsun.?
POLİS: Ehliyet ve ruhsatınız.
MAKSUT: Kimden istiyorsun benden mi?
POLİS: Evet.
MAKSUT: Yok canım benden istemiş olamazsınız.
POLİS: Evet sizden istiyorum.
MAKSUT: Ben de benden istiyorsunuz sandım.
POLİS: Zaten sizden istiyorum. METEYE Gel buraya üfle.

 

(MOTOSİKLET SESİ DUYULUR –BİR POLİS DAHA GELİR.)

 

MAKSUT: Ne o, arkadaşlarını mı topluyorsun?
POLİS: Görevimizi yaptığımı sanıyorum. POLİSE Ahmet arkadaşın promilini ölçer misin (APARATI VERİR)
MAKSUT: POLİS: E Sen ateşle oynadığının farkında mısın?
POLİS: ETRAFINDA TOPLANANLARA Dağılın arkadaşlar. MAKSUTA Ben görevimi yapıyorum.
MAKSUT: Soğuklarla aran nasıl?
POLİS: İyi. çok iyi.
MAKSUT: Bu ülkede Hakkari diye bir yer var. Biliyor musun?
POLİS: İyi biliyorum. Zira orada görev yaptım.
MAKSUT: Bir daha gitmek ister misin?

POLİS: Seve, seve.

 

(AYSUN MAKSUTUN TANIDIĞIDIR. CİLVELİ-YAKLAŞIR)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Oğlum Polis Olacak 1 Tiyatro Metinleri

Oğlum Polis Olacak
(Tiyatro Metinleri)

(1. Bölüm)

CADDE GELİP GEÇENLER-KÖŞEDE SİNYALİZASYON LAMBALARI

 

OYUNCULAR DANS EDERLER-KARAKTERLER ÇEŞİTLİ MESLEKLERDENDİRLER-

 

Sarı ışıkta hazırlan
Yeşil yanınca da hızlan
Kırmızı ışık yandı hemen
Hemen orada duracan

 

Yol vereceksin yayalara
Yardım edin yaşlılara
Kaldırımlar yaya için
Yollar ise araçlara

 

Kurala uy hız yapma ha
Sağa sola bak bir daha

 

Kurallar hep bizim için
Yollar sana olmaz saha.

 

İçkili aracını sürme
Bir şey olmaz sakın deme
Kaza geliyorum demez
Olur mu caka ölüme.

 

Yaya şeridini kullan
Ne olur biraz akıllan
Kuralları ihlal etme
Ağlamasın güzel anan

 

Yol geçerken bak çevrene
Kırmızı sen yol geçme

 

FERİT: (SAĞA SOLA BAKAR-GEÇENLERE) İşte böyle,Yolun ortasında yürürler.Çık be adam kaldırımdan gitsene.Işıkları kim dinler…
ALİ: Ne oldu Şebelebeddin amca ,Yine söyleniyorsun…
FERİT: Nasıl söylenmezsin ,nasıl söylenmezsin.Kimse kimseyi dinlemiyor.(BİRİSİNE BAĞIRIR) Hey hop nereye.?

 

(ASIM DURUP FERİTE BAKAR)

FERİT: Eve böyle mi gidilir?
ASIM: Nasıl gidilir.Ha bey amca.?
FERİT: Yolun ortasından yürüyorsun.
ASIM: Delikanlılığın şanındandır. Kaldırımdan yürürsem,yol devrilir (KAHKAHA ATAR) Ferit İşte böyle gülerler. Cahil adam.
ALİ: Boş ver be Şebelebeddin amca. Bırak yürüsün
FERİT: Yürüsün tabi. Araba çarptığı zaman da bağırıp çağırır.
ASIM: Beni çarpacak araba daha fabrikasından çıkmadı bey amca.
FERİT: Biz çocuklarımıza nasıl doğruyu öğreteceğiz. Seni göstererek mi? Kaldırımdan yürüsene be adam.

 

(KLAKSON SESİ-ORADAKİLER YANA BAKAR)

 

FERİT: Patlama be adam.Patlama …Görmüyor musun kırmızı yanıyor.Kırmızıda geçilir mi.?
ALİ: Geçerler bey amca geçerler.
FERİT: Geçirmemek lazım.
ASIM: Yahu amca Allah aşkına senin işin yok mu.?
FERİT: Emekliyim ben.
ASIM: Nereden emeklisin

FERİT: trafikten…Trafik polisiydim…
ASIM: Helal yani,adamın bir ayağı öbür tarafta halen görev yapıyor.
ALİ: Görev aşkı.Görev aşkı
FERİT: Evladım bu insan aşkı.İnsana doğruyu öğretmek yanlış mı.?
ALİ: Bu insanlar öğrenmez.
ASIM: Aynen öyle.Yani sen dedin diye ben kaldırımdan mı yürüyeceğim.
FERİT: Arabalar çarpar.
ASIM: Bana ha.Sen benim kim olduğumu biliyor musun.?
FERİT: Cumhurbaşkanı olmadığın kesin.(KLKAKSON SESİ) Dur patlama be adam. Görmüyor musun? Kırmızı yanıyor.

 

AYŞE: (YAŞLICA-GELİR FERİTE BAKAR) Neden toplandınız.?Bir şey mi dağıtılıyor.
ASIM: Yok teyze, ütü var ütü.
AYŞE: Ay bir tanede ben alayım.Nasıl ütü.?
ASIM: Kafa ütüsü teyze kafa ütüsü.
ALİ: Yoluna git teyze. Boş ver.
AYŞE: Gidemem.
ALİ: Hayda ,neden gidemezsin?
FERİT: Gidemez, neden gidemeyeceğini ben de biliyorum.

 

(ARABA SESLERİ)

 

ASIM: Eşiniz mi yoksa?
AYŞE: Benim eşim yok .Sizlere ömür.
ASIM: Vah vah. Üzüldüm.Hastalıktan mı gitti.
AYŞE: Nereye gitti.
ASIM: Ölüler nereye giderse.
ALİ: Hastalıktan mı gitti.
AYŞE: Yok evladım. Kafasızlıktan.O da senin gibi dik kafalının biriydi.
ASIM: Hop hop ileri gidiyorsun.
AYŞE: Yok evladım o ileriye gitti. O da kurallara uymazdı. Kurallara uymamayı efelik sanırdı.
ALİ: eeeeee.!
AYŞE: Ölüm efelik dinler mi. Bir gün alkollü araba kullanıp işe gitti.
ASIM: Vay be cesarete bak. Koçum be.
FERİT: Koç ya koç. Hem ne koç. Kurbanlık.Kurbanlık.
AYŞE: Alkollü gitti ya. Gidiş o gidiş. Asfalttaki takma dişlerinden tanıdım.
FERİT: Allah , Allah.Dişlerinden nasıl tanıdın?
AYŞE: Diğer tarafları paramparça oldu. Takma dişlerini beraber kullanırdık.

 

(ALİNİN MİDESİ BULANIR)

 

ASIM: Hanım teyze git istersen.
AYŞE: (IŞIKLARA BAKAR) Hah şimdi gidebilirim.(ASIMA) Oğlum kurallara uy , yoksa kurarlar seni. Saat gibi kurarlar,zilin çın çın çalar.
ASIM: Sen bizimle kafa bulmak için mi bekledin?
AYŞE: (SEYİRCİYE) Yayalar için kırmızı ışık yanıyordu. Cahil onu bile bilmiyor.(GİDER)
FERİT: ASIM: A Bak polis geldi.
ASIM: Ne yapalım.
FERİT: Hadi yolun ortasından git bakalım.
ASIM: Giderim ne var.
POLİS: Ne oluyor beyler?
ASIM: YALTAKLANIR-ŞEBELEBEDDİN İ GÖSTERİR Bey amcaya trafik kurallarını öğretiyoruz.
FERİT: Çüüüşşşşşş O kadarı da olmaz.
ASIM: Bakın nasıl hakaret eder. İlle de kırmızı ışıkta karşıya geçeceğim diye tutturdu. Geçilir mi.?
POLİS: Geçilmez. Arabaların altında kalır.
ASIM: Hah. Ben de aynısını söylüyorum. Kaldırımdan git baba diyorum. Adam inat ille de, yolun ortasından gidecek.
POLİS: Çok tehlikeli. Hele bu trafik yoğunluğunda.
FERİT: Bunları ben mi yapıyorum? Allah Allah.
ASIM: Şaşırma, şaşırma. (GÜLER) Bir de ne biliyor musun? Kendisi polis olarak tanıttı. Bunamış.
POLİS: Ya öyle mi?
ALİ: Vallahi pes doğrusu!

 

(KALKSON SESİ DUYULUR)

Yorum (yok) Yorum yaz!

sağlıklı yaşam Bilgiliyiz e-tavsiye hisse lpn to rn programs tatil yerleri Hairstyles hair Hair styles e-filozof emo hair